2013 ENVER GÖKÇE ŞİİR ÖDÜLÜ
2013 ENVER GÖKÇE ŞİİR ÖDÜLÜ
19 Kasım 1981’de kaybettiğimiz, 1940 kuşağının önemli şairlerinden Enver Gökçe’nin unutulmaması, genç kuşaklarca tanınması için; Kar Dergisi tarafından bir ödül düzenlemiştir.
Ödül kitap ve yayına hazır dosya olarak iki dalda verilecektir.
- Ödüle 2011-2013 yılları arasında yayınlanan kitaplar katılabilir.
- 2011-2013 yılları arasında yayınlanmış ‘toplu şiirler’le de ödüle katılmak mümkün.
- Her dal için ödül tutarı 5000 (Beşbin) Türk Lirasıdır.
- Gerekirse jüri özel ödülü de verilebilinir.
- Katılımcıların takma ad ya da rumuz kullanmaması gerekiyor.
- Katılımcıların gerçek ad ve soyadlarını kısa özgeçmişlerini katıldıkları yapıtın adıyla birlikte leylasahin256@gmail.com elektronik posta adresine bildirmeleri gereklidir.
- Kitap ve dosyaların ulaştırılacağı posta adresi Niyazi Yaşar P.K.32 Kartal/İstanbul olup, sekretarya Ahmet Saraçoğlu tarafından yürütülecektir.
- Eylül 2013’te İstanbul’da düzenlenecek bir törenle verilecektir. Enver Gökçe’nin doğduğu yer olan Erzincan /Kemaliye’de ayrıca bir tören düzenlenecektir. Törene katılanların yol giderleri, konaklamaları ödülü düzenleyen Kar Dergisi tarafından üstlenilecektir.
- Ödüle son katılım tarihi 15 Ağustos 2013’tür.
- Postadaki gecikmelerin sorumluluğu sekretaryaya ait değildir.
- Jüri Başkanlığını Leyla Şahin’in yaptığı Jüri soyadı sırasıyla: Yusuf Alper, Metin Cengiz, Metin Demirtaş, Hayrettin Geçkin, Tuğrul Keskin, Leyla Şahin ve Kar Dergisi adına Niyazi Yaşar’dan oluşmaktadır.
2013 DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ BİLDİRİSİ
2013 DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ BİLDİRİSİ
ÖYKÜ YAŞAMIN SESİDİR
Varoluşundan bu yana yaşamın ve ölümün gizlerini çözmeye çalışan insanoğlu, içindeki ve dışındaki dünyaya sonsuz bir yolculuktadır hep. Hayata sorular sorarak yanıtlarını bulmaya çalışır. İşaretlerle, çizgiyle, sesle, sözle… Böylece bugün edebi türler içinde insan yaşamının ayrılmaz parçası olan öykü doğmuştur.
Kökeni çok eski çağlara dayanan öykü, soyut, somut dünyanın arakesitinde gezinerek, insanın kendi varlığıyla, canlı, cansız, bütün öteki varlıklarla ve yaşamlarla yüzleşmesini sağlar.
Öykü yaşamın sesidir, kimi zaman öfkelenen, kimi zaman gülen, ağlayan, haykıran, ama hep konuşan, fısıltılarla ya da olanca sesiyle… Sıradan telaşların içinde koşuştururken incelikleri göz ardı eden insana, yaşamın sesini böyle duyurur. Yitirdiği değerleri anımsatırken, daha güzel bir yaşam özlemini de getirip koyar beynine, yüreğine.
Kendini göstermeden vardır o; her an içimizde, karşımızda, yanımızda. Bir dostumuzun, yoldan geçen bir insanın yüzüne, bakışlarındaki ışığa ya da karanlığa bakmamız yeter öyküyü görmek için.
Görünenin altında görünmezi bulup çıkarandır öykü. Çoğu kez farkına bile varmadan her an elimizin altında olan ama derinlerde yattığı için herkesin göremediği, ancak öykücü denen cerrahın elindeki neşterin ortaya çıkarmayı başardığı bir değerdir öykü.
Her insanın bir öyküsü vardır. Çoğu kez görmezden gelsek de nesnelerin bile öyle… İnsanoğlu son nefesini verdiği ana kadar da olacaktır öyküsü. Hatta kendinden sonra da bir süre devam edecektir. Kimininki kısa bir süre, kimininki biraz daha uzun, bazılarınınki ise sonsuza dek sürecektir.
İnsanoğlu bazen anlatan, bazen anlatılan kişi, bazen de anlatı eyleminin doğrudan içeriği olarak doğduğu günden beri öyküyle iç içedir hep. Onunla haşır neşirdir. Kısacası insanlığı ilgilendiren bir türdür öykü. Bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır onlar. İnsan öyküyü var ederken, öykü de insanın varoluş alanını genişletme çabası içindedir. Hedefi insandır. Onun mutluluğudur, özgür ve barış içinde bir yaşam sürmesidir.
Eskimeyen bir türdür öykü. Yaşamın genişlik ve devingenliği içinde sürekli var olan, sürekli kendini yenileyen. Okuruna her okuyuşunda yeni katmanlarda yolculuk olanağı sunarak, sonsuz aynaya düşen aksini görmesini ve böylece sonsuzlukta kendisiyle buluşmasını sağlar.
Yaşama sanatının inceliklerini yansıtan öyküye, yaşamın sesine dünyanın hiçbir yerinde üvey evlat gözüyle bakılmadığı öykülü günler dileğiyle…
2013, 2. Ödüllü Cemil Meriç Yazı Yarışması
Reyhanlı Belediyesi – Aalen Antakya Kültür Derneği
2013, Ödüllü, Cemil Meriç Yazı Yarışması
Amaç: “2013 Cemil Meriç Yılı” etkinliklerine katkı sunmak, araştırmacı, düşünür, yazarın anısını yaşatmak, felsefesini, ideallerini, sanatçı kimliğini gelecek nesillere aktarmak, edebiyatımıza ve yazın sanatına değerli eserler kazandırmaktır.
Yarışma Koşulları:
1. Yarışma dili Türkçedir.
2. Yarışma, lise öğrencileri arasında düzenlenmektedir.
3. Yarışmaya Türkiye sınırları içinde veya dışında yaşayan lise ve dengi okullarda eğitim gören bütün öğrenciler Türkçe yazmak kaydı ile katılabilir.
4. Konu: “Kitap Hayattır”
5. Teknik: Tercih edilen yazı türlerinden, (öykü, şiir, deneme, makale… ) sadece biri kullanılacaktır.
6. Yarışmacılar eserlerini gönderirken açık ad, adres ve kimliklerini belirtecekler, rumuz kullananlar yarışma dışı bırakılacaktır.
7. Yarışmacılar özgün eserlerini; bilgisayar ortamında, Word programında, Arial karakteri ve 1.5 ara ile yazmış olacaktır.
8. Yarışmacılar altı kopya hazırladıkları eserlerini aşağıda belirtilen adrese elden, Posta veya kargo ile göndereceklerdir.
9. Yarışma dosyası ile birlikte 3.tekil şahısın diliyle yazılmış, yarım sayfayı geçmeyen, açık adres, telefon, varsa elektronik posta adresinin bulunduğu özgeçmiş gönderilecektir.
10. Yarışmaya gönderilen dosyalar daha sonra yazarlarına veya başka bir adrese iade edilmeyecektir.
11. Seçiciler Kurulu kararı kesindir.
12. Yarışma sonucunda dereceye giren ve yayımlanmaya değer görülen yazılar bir kitapta toplanacaktır.
13. Kitaba giren yazıların yazarlarına telif bedeli olarak beşer adet kitap verilecektir. Her yarışmacı bu kuralı kabul etmiş olarak yarışmaya girer.
14. Yarışmaya son katılım tarih: 31 Ağustos 2013’tür
15. Yarışma sonuçları 30 Eylül 2013 tarihinde basın aracılığı ile açıklanacaktır. Ödül töreni 15 Ekim 2013 tarihinde ünlü düşünürün doğum yeri Reyhanlı’da gerçekleştirilecektir.
Seçiciler Kurulu
Hüseyin Şanverdi: Reyhanlı Belediye Başkanı
Dr. Yusuf Güler: Reyhanlı Kaymakamı
Prof. Dr. Ümit Meriç
Sinan Seyfittinoğlu (Gazeteci, Yazar)
Metin Turan (Yayıncı, Şair, Yazar)
Halil İbrahim Yelkaya (Emekli Eğitimci)
Tülay Atar Avşar (MKÜ Öğretim Üyesi)
Behiye Suna (Eğitimci)
Yarışmada dereceye giren ilk on üç dosya ödüllendirilecektir.
Birincilik ödülü: 500 TL.
İkincilik ödülü: 400 TL
Üçüncülük ödülü: 300 TL.
Mansiyon ödülleri (10 dosya): 150’şer TL
Ayrıca ilk üç dereceye girenlere birer plaket, tüm katılımcılara da birer katılım belgesi verilecektir.
Öykülerin gönderileceği adres:
Aalen Antakya Kültür Derneği
Kurtuluş Caddesi No: 31, Nur Apt. Kat. 3
Antakya/Hatay
İLETİŞİM:
www.yarisma2013@hotmail.com.tr
Mehmet Karasu: 0505 647 46 29
20. TROYA KÜLTÜR-SANAT ÖDÜLLERİ’NDE ENVER ERCAN’A ŞİİR ÖDÜLÜ
20. TROYA KÜLTÜR-SANAT ÖDÜLLERİ’NDE
ENVER ERCAN’A ŞİİR ÖDÜLÜ
Troya Kültür Araştırma Derneği’nin ulusal kültürü korumayı, yaşatmayı ve bu yolla çağdaş kültüre ulaşmayı amaçlayan kişi ve kurumlara verdiği kültür-sanat ödülleri sahiplerini buldu.
20. Troya Kültür-Sanat Ödülleri’nin şiir alanına sendikamızın önceki dönemki başkanı Enver Ercan değer görüldü.
Başkanımızı, şairimizi kutluyoruz.
Ödül törenine değerli üyelerimizi bekliyoruz.
Türkiye Yazarlar Sendikası
Yönetim Kurulu
YER: Bahçeşehir Üniversitesi, Beşiktaş Yerleşkesi
TARİH: 13 Ocak 2013 Pazar, saat 19.00
–
TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74
0533 663 13 35
CEMAL SÜREYA ÖDÜLLERİ
CEMAL SÜREYA ÖDÜLLERİNİ KAZANANLAR BELLİ OLDU
Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği’nin düzenlediği “CEMAL SÜREYA ÖDÜLLERİ” yarışmasına kitap ve dosya dalında toplam 202 yapıt katıldı.10 dosya yarışma kurallara uygun olmadığı için seçici kurul tarafından geçersiz sayıldı.
Egemen Berköz, Enver Ercan, Mustafa Öneş, Müslim Çelik ve Leyla Şahin’den oluşan Seçici Kurul, Kitap Dalında Cemal Süreya Ödülü’nün “Bisturi Düşleri” yapıtıyla Hakan Yirik’e ; Kitap Dalında Seçici Kurul Özel Ödülünün “Ölümsüzler Günü” yapıtıyla A. Ertan Mısırlı’ya , Dosya Dalında Seçici Kurul Özel Ödülünün de “Benimkisi Bir Uykusuzluk Ahıdır” çalışmasıyla Deniz Karanfil’e verilmesini kararlaştırdı.
Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği başkanı Aslı Durak, derneğin 10.kuruluş yılı ve Cemal Süreya’nın 23. Ölüm yıl dönümü için düzenlenecek anma ve ödül töreninin 9.Ocak.2013 Çarşamba günü, saat 20.00 de Caddebostan Kültür Merkezi Büyük salonunda yapılacağını açıkladı.
Sunuculuğunu Celile Toyon Uysal’ın yaptığı, Uğurtan Atakan’ın yönettiği etkinlikte açılış konuşmasını Aslı Durak yapacak, Ödül Töreni ardından, Tiyatro Gerçek (Hakan Gerçek- Tilbe Salim) “Üstü Kalsın” gösterisiyle izleyiciyi Cemal Süreya ile bir kez daha buluşturacaktır .
Burhan Günel’i Yitirdik
Türkiye edebiyatının değerli yazarı ve üyemiz Burhan Günel’i kaybettik…
Ailesinin, arkadaşlarının, okurlarının başı sağolsun.
Cenazesi 24 Aralık 2012 Pazartesi günü öğle namazından sonra
Ankara Kocatepe Camii’nden kaldırılacaktır.
Işıklar içinde yatsın!
–
TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74
0533 663 13 35
Burhan Günel’i Kaybettik
HATAY’IN YETİŞTİRDİĞİ USTA YAZAR BURHAN GÜNEL’İ KAYBETTİK
Müslüm Kabadayı
1947′de Antakya’da doğan Burhan Günel, ortaöğrenim hayatını parasız yatılı okullarda tamamladıktan sonra 1967′de Hava Harp Okulu’ndan mezun oldu. Havacılık mesleğinin deneyimlerini Baraka (1991) adlı romanında ustaca kullanan ve ABD’nin İncirlik üssündeki dümenlerini roman diliyle deşifre eden Burhan Günel, 1971′den itibaren öyküyle başlayan yayın hayatını da birkaç ay önce hastalığının ağırlaşmasına kadar sürdürüyordu.
İlk romanı Ökse 1972′de, ilk öykü kitabı Sevgi Bağı ise 1974′te yayımlanan Burhan Günel’in yapıtları arasında Antakya’nın Fransızlar tarafından işgal sürecini ve buna karşı yerel yurtsever güçlerin direnişini konu edinen Acının Askerleri(1981 Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü), 12 Mart darbesinin aydınlara ve ilerici askerlere uyguladığı baskıyı konu edinen Ahtapot ve Sivas katliamını anlattığı Ateş Uykusu (1996 Yunus Nadi Roman Ödülü) romanları, onun aynı zamanda politik duruşunu da yansıtan yapıtlarıdır.
Çok sayıda öykü ve romanı yanında Benzer Romanlar (1986) veKarşı Yazılar (1995) adlı inceleme kitaplarıylaçok sayıda çocuklarla ilgili kitapları bulunan Burhan Günel uzun süre Karşı Edebiyat adıyla bir dergi de çıkarmıştı.
Bir süredir dergilerde ressamlar ve resim sergileriyle ilgili yazılar da kaleme alan Burhan Günel, resim de yapıyordu.
Merkezi Ankara’da bulunan Edebiyatçılar Derneği’nin iki dönem Genel Başkanlığını da yapan Burhan Günel için 23 Aralık’ta GATA’da cenaze töreni düzenlenecek ve 24 Aralık’ta da Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedilecek. En verimli döneminde ölümü, Türk edebiyatı açısından büyük kayıp olarak görülen Burhan Günel’in yakınlarına ve dostlarına baş sağlığı diliyoruM.
Müslüm Kabadayı
Basın Açıklaması
BASIN AÇIKLAMASI
ADIMIZ MİSKİNDİR BİZİM/
DÜŞMANIMIZ KİNDİR BİZİM
Yunus Emre
Yasaklamalar döndü dolaştı derviş Yunus’a dayandı. Yunus Emre’nin 13 yüzyıldan bugüne Anadolu halkının ağzında bir dua gibi dolaşan“Cennet cennet dedikleri / Birkaç köşkle birkaç huri / İsteyene ver onları / Bana seni gerek seni” dörtlüğü, 10. sınıf edebiyat kitaplarından Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu’nun onayıyla ders kitabından tırpanlandı.
“Biz kimseye kin tutmayız / Kamu âlem birdir bize.” diyen miskin Yunus’un egemenliğini “kindarlık ve dindarlık” üzerine kuran iktidarın talimine gereksinim duymadığını biliyoruz. Onun zenginliği mal mülk, huri gılman değil, yüzyıllardır halkıyla birlikte insan için çarpan uçsuz bucaksız kalbidir.
Osmanlı’da Molla Ebu Suud Efendi’nin fetvalarıyla katli vacip kılınan, şairden yüzyıl sonra da Molla Kasım tarafından şiirleri yok edilmeye çalışılan Yunus Emre’nin yüzyıllar sonra yeni mollalarca öldürülmesine izin vermeyeceğimizi duyuruyoruz.
TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
Mehmet Fuat’ı Anma
“GÖLGEDE KALAN YILLAR”DAN SONSUZLUĞA…
10.YIL
MEMET FUAT
On yıl önce 19 Aralık’ta yitirdiğimiz Memet Fuat için aynı gün bir anma gecesi düzenleniyor.
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Cumhuriyet gazetesi, Sözcükler ve Yasakmeyve dergilerinin iş birliğiyle yapılacak Doğan Hızlan’ın açılış konuşmasıyla başlayacak olan etkinlikte Cevat Çapan, Adnan Özyalçıner, Füruzan, Egemen Berköz, Ataol Behramoğlu, Hikmet Altınkaynak ve Turgay Fişekçi; Memet Fuat’ın eleştirmenliği, çevirmenliği, dergiciliği üzerine konuşacaklar.
Gecenin sunumunu ÂbaMüslim Çelik yapacak. Gecede ayrıca Memet Fuat’ın yaşamı da bir belgeselle işlenecek.
Tarih: 19 Aralık 2012 Çarşamba
Saat: 19.00
Yer: TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Karaköy, Kemankeş Cad. No:31
–
TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74
0533 663 13 35
ESKİŞEHİR- ANTAKYA BULUŞMASI
ESKİŞEHİR- ANTAKYA BULUŞMASI
İyi günler sevgili okuyucu.
Cumhuriyet rejiminin bize hediye ettiği en görkemli kentlerden biri Eskişehir’dir. Eskişehir ile Antakya arasında başlatılan dostluk köprüsü bu açıdan bakıldığında çok anlamlıdır.
Yazarlar Sendikası Antakya şube başkanı Mehmet Karasu ile Eskişehir temsilcisi Rahmi Emeç’in girişimleriyle başlatılan dostluk buluşmalarında geçtiğimiz günlerde Eskişehir’den bir grup sanatçı dostumuz Antakya’ya geldi.
Antakya’da başta şiir olmak üzere edebiyat anlamında çok önemli bir buluşma gerçekleşti. Üstelik şiirler Uzun Çarşı içindeki Ahmediye camiinin avlusunda okundu. Hepsi barış şiirleriydi. Yakın bir gelecekte de Antakya heyeti Eskişehir’e giderek kentimizi orada tanıtacak.
Eskişehirli dostlarımız yanlarında Eskişehir’i tanıtan kitap ve broşürler getirmişlerdi. Bir de lüle taşından özel hediyeler verdiler. Biliyorsunuz lüle taşı Eskişehir’in sembolü olmuş bir taştır. Eskişehir heyetini ağırlayan Antakya ekibi de övgüye değerdi. Bir an olsun bu konuklarımızı yalnız bırakmadılar.
Bundan birkaç yıl önce başlatılan Kardeş Kentler uygulamasıyla iki kent arasında anlamlı bir kültür köprüsü kuruldu. Burada bizler bu güzel şehri daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Özellikle son yıllarda Eskişehir’in kentçilik alanında gösterdiği büyük gelişme göz kamaştırıcıydı. Her fırsatta Büyükşehir belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen saygıyla anıldı. Her ne kadar köklü tarihi ve kültür mirası daha da zengin bir kent olmamıza rağmen Eskişehir’den almamız gereken çok ders var. Bir anlamda bu kenti kentimize model almalıyız.
Antakya’mızın ise henüz makyajı tamamlanmadı. Etkileyici bir kent olmamıza rağmen hala bir karmaşa ve ihmal edilmişlik var. Sevgili gazeteci dostumuz Rahmi Emeç’in “Şu Antakya’yı Büyükerşen’in eline verseniz neler neler yapardı” sözü çok anlamlıdır.
Gerçi biz de değerli Antakya belediye başkanı Doç Dr. Lütfü Savaş’tan çok memnunuz. Bu kültür buluşmalarına çok büyük destek verdi. Kent için elinden geleni yapıyor. Eskiye oranla çok önemli mesafeler kat etti. Bu vesile ile başkan Savaş’a da iki heyet adına teşekkür ederiz.
Bir diğer teşekkür de Antakya Ticaret ve Sanayi Odası başkanı sayın Hikmet Çinçin’e yapılmalı. O da Antakya’daki tüm kültür ve sanat etkinliklerini canı yürekten destekliyor. Bu buluşmaya da önemli katkılar verdi.
Biri Cumhuriyet öncesinin diğeri cumhuriyet sonrasının iki büyük kenti arasındaki bu dostluk buluşmaları geleneksel hale geldi artık. Bundan böyle Antakya’nın nabzı Eskişehir Eskişehir’in nabzı da Antakya’da atacak.
Bu anlamlı buluşmaya katkı sunan tüm dostlara selam olsun.
İyi çalışmalar.
Sinan Seyfittinoğlu
Antakya Gazetesi’nden alinmistir