Aydın Sorumluluğu
AYDIN SORUMLULUĞU
Kenan Kahlioğulları
Aydın sorumluluğu; Mazlum halkların kurtuluşu için destek vermek, Yoksulların haklarını eşit bir derecede alabilmeleri için çaba sarf etmek, İnsanların insanca yaşaması için mücadele vermek, dünyanın her yanındaki işgal, zülüm ve ağalık yönetimlerine karşı tavır takınmak, Vicdanlı olmak ve toplumuna ve dünyaya karşı sorumlu ve duyarlı olmaktır.
Suriye’de yaşananları takip etmekte gerçekten zorluk çekiyoruz. Gündemler o kadar hızlı değişti ki zorlandık takip etmekte. Hükümetin iki yetkilisi Suriye konusunda farklı söylemlerde bulundu.Bu bizleri hiç şaşırtmadı! Kol kola maç seyreden, ailece görüşen, 0 sorun politikası söylemini dillendiren ülkemiz yetkilileri kısa bir süre sonra “Suriye ve savaş” söylemini dillendirmeye başlamışlardı.(hem de başı çekmişlerdi.) En azılı emperyalistler bile bu kadar fanatikliğe şaşırmıştı!!!!! Son zamanlar da Dersim katliamı özrü ile beraber gündem değişti. İktidar Partisi ve Ana muhalefet partisi arasında “dersim hesaplaşması” yaşanıyor.
Sadece değinmek istediğim aydın ve insan olmanın sorumlukları vardır. Bu sorumluklar arasında
—Ortadoğu ve dünya milletlerinin barış içinde yaşamasını savunmak.
-Mezhepçi ve ırkçı söylemlere karşı durmak bu kışkırtmalara gelmemek
— Siyasi oyunları boşa çıkarmak için her türlü desteği vermek
—Dünya’yı kavrayan geniş perspektifleri sahiplenmek ve o pencereden bakabilmek
—Mazlumun yanında olmak, zalime karşı durmak
-Aydınlanmak, okumak, bilinçlenmek, bilinçlendirmek, Doğup büyüdüğü toprakların kıymetini bilmek, halkının tasasını ,derdini yüreğinde hissetmek
Bu satırları yazarken Türkiye Yazarlar Sendikası Antakya Temsilciliği’nin ve Aalen kültür derneğinin sanatını halkının hizmetine adayan(Aknehir-Samandağ’lı)Dünya’da ve Ortadoğu’da tanınmış şair Süleyman El-İsa (Taş)’ya saygı adlı çalışmayı okudum. Samandağ’lı Aydın insan’a yer vermek istedim.
“VAİL,BÜYÜK VATANINI ARIYOR”
Süleyman –El İsa (Taş)1921 yılında Samandağ ilçesine bağlı Nahırlı (Aknehir)köyünde, Besatin el Asi mahallesinde doğmuştur. Köyünde ilkokul bulunmadığı için, babası Şeyh Ahmet İsa’nın açtığı ve bir çeşit dil kursu sayılan El Küttab’a (O zamanlar için ağaç altında, açık havada okuryazarlığı iyi olan bir kimsenin çocuklara yönelik düzenlediği bir çeşit okuryazarlık kursu)yazılmış,orada okur yazarlığı öğrenmiştir. İlkokulu Antakya’da okumuştur. Fransız işgaline karşı ayaklanmalara katılmıştır. Lise öğrenimini Hama,Lazkiye ve Dimaşk (Şam)’da tamamlanmıştır.2. dünya savaşı yıllarında Cevdet el Haşimi Lisesi’nde okuduğu Dimaşk kentinde Baas Partisi’nin kuruluşunda önemli rol oynamıştır. Irak Bağdat Dar-ül Mualimin El Aliye akademisinde Yükseköğrenimini tamamlamıştır. Suriye’de Halep Lisesi’nde Arap Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapmıştır. Daha sonra Şam’a tayin edilmiş ve Milli eğitim Bakanlığı’nda Talim Terbiye Kurul Başkanlığı yapmıştır. Arap Yazarlar birliğinin kuruculuğunu yapmıştır.
Süleyman El-İsa (Taş)’ın gerçek yaşamı “Vail büyük vatanını arıyor” öyküsünde vardır.Bu öykünün bir bölümü aynen yazıyorum. Süleyman El-İsa’nın hayatından bir kesit““Vail, Samandağ İlçesine bağlı, Asi Nehri kıyısında Kurulmuş, Nahırlı adlı ve 20 evi geçemeyen küçük bir köyün çocuğudur. Köyün evlerini teker teker bilir, asi nehri ile haşır neşirdir. Yüzmeyi ve güneşlenmeyi çok severdi. Ta küçük yaşlarında bile balık gibi yüzmeyi öğrenmişti. Daha 4-5 yaşlarında iken yalın ayak, ağaçlar arasındaki taşlı ve dikenli yollarda koşarak arkadaşları ile beraber Asi Nehri’ne atardı kendini.
Köy evleri taş ve çamurdan yapılmış, damları ise kurumuş ağaçların ağaçların gövdeleri ile örtülmüştü. Ama köy ağasının evi yontma taşlarla yapılmış ve köyün en yüksek tepesinde beyaz bir güvercin gibi ışıldıyordu. Vail,bu sosyal adaletsizlik ve dengesizliğin var olduğunu ta küçük yaşında hissetmişti.Nedenini Sorgulamaya başlamıştı.Okuma yazma bilmeyen bir köy ağası nasıl ve niçin böyle bir evde yaşayabiliyordu?Köyün malının %75’ine nasıl sahip olmuştu?Annesine, babasına ve etrafındaki insanlara hep sorular sormaya ve cevaplar aramaya başlamıştı. “Vail küçük yaşlarda düzenin çürümüşlüğünü sorgulamaya başlamıştı. Çocukluk yıllarında yaşadığı bu sorgulamalar hayatını biçimlendirmişti.
Süleyman El İsa (Taş) Büyük vatanını hiç unutmadı. Affan İlokulunu,Samandağ’daki Hıdır türbesini , El Arabi Türbesini ve köyünü Aknehir’i hiçbir zaman unutmadı. Çocukluğundaki oyun bahçesinden hiç çıkmadı. Samandağ Sahiline geldiğinde sahilin durumuna üzüldü. İçinde hissetti bu şehri. Bu topraklara ,özlemini ve sevgisini haykırdı.
Kaynakça:
Karasu Mehmet,Ünal Esra, “Süleyman El-İsa (Taş)’ya Saygı,Ürün Yayınları, Ankara,2010