‘Duyurular’ kategorisi arşivi

Çocuklar İçin Yazı Atöyesi

 

                            Marmara Sanat Akademisi

                         Çocuklar İçin Yazı Atölyesi  

 ”Benim Hikâyem Senin Masalın” 

Çocuklar hikâye dinlemeye, masal anlatmaya bayılırlar. Yazabildiklerini gördüklerinde ise çok mutlu olurlar. Bu nedenle çocuklar yetişkinlerden daha yaratıcı ve daha özgündür.

Atölyedeki ana başlıklar:

  • Çocuklara eğlenceli oyunlarla yazma tekniklerini öğretmek.
  • Okuma alışkanlıklarına katkı sağlamak.
  • Öğrendikleri yazma teknikleri deneyimleyerek kendi başarılarını görmelerini sağlamak.
  • Ekip çalışması içinde sosyalleşmelerine katkı sağlamak.
  • Sanata ilgilerini artırmak.
  • Kaliteli ve keyifli vakit geçirmeleri için olanak sunmak.

Atölye yönetmeni               : Dürsaliye Şahan

Atölye tarihi                : 23-27 Ocak 2011

Atölye saati                          : 11.00 – 13.00

Atölye yeri                            : Marmara Sanat Akademisi

İstiklâl cd. Yeşilçam Sk. No: 22 K:2 Beyoğlu/İstanbul 0212 292 68 48 / 0 536 304

HALİL İBRAHİM BAHAR İÇİN BELGELİK

SOYUT DERGİSİ VE HALİL İBRAHİM BAHAR İÇİN BELGELİK


      1965-1977 yılları arasında İlhan Berk, Metin Eloğlu, Sait Maden, Behçet Necatigil, Muzaffer Buyrukçu, Oktay Akbal gibi  dönemin ünlü şair ve yazarlarının yanı sıra, 60 ve 70 Kuşağı şairlerine de sayfalarını açan ve şiirimize pek çok şair kazandıran Soyut dergisinin kurucusu şair Halil İbrahim Bahar için Türkiye Yazarlar Sendikası bir belgelik oluşturacak.

      TYS, önceki haftalarda Arif Damar ve Melih Cevdet Anday için de “Edebiyat Müzesi”nde  birer belgelik açmıştı. Şairin yazı gereçlerinin, kişisel eşyalarının, edebiyat günlüklerinin ve yazı-şiir taslaklarının da sergileneceği belgelikte Soyut dergisine yazarlardan ve şairlerden gelen mektuplarla Soyut dergisi örnekleri de görülebilecek.

     Şiirlerini kitaplarda toplamayan Bahar’ın şiirleri, TYS’nin Yıldız Sarayı, Dış Karakol binasındaki “Müze-Belgeliği’nde 3 Aralık 2011 Pazartesi günü saat 14.00’te yapılacak açılışla ilk kez okurlarıyla  buluşacak.

Cumartesi Buluşmaları

Cumartesi Konuşmalarının Konuğu

İl Kültür Müdürü Aysun Çakar Çelenk

 Türkiye Yazarlar Sendikası Antakya Temsilciliği ile Aalen-Antakya Kültür Derneği tarafından her cumartesi günü düzenlenen “Cumartesi Konuşmaları”nın bu haftaki konuğu İl Kültür veTurizm  Müdürü Aysun Çakar Çelenk.

     TYS ile Aalen-Antakya Kültür Derneğinden yapılan yazılı açıklamada Moderatörlüğünü Seval Karataş’ın yürüttüğü bu hafta ki “Cumartesi Konuşmaları”nın konuğu İl Kültür Müdürü Aysun Çakar Çelenk oldu. Yapılan yazılı açıklamada İl Kültür Müdürü olarak Çelenk’in Hatay kültür yaşamına önemli katkıları olduğu, arkeolojik çalışmalara kişisel uğraşları ile ivme kazandırdığı belirtilerek “Sayın İl Kültür Müdürü Çelenk “Cumartesi Konuşmaları”nda ilimizde yürütülen kültürel, tarihi çalışmalar yanında önümüzdeki günlerde yapılacak çalışmalar ve Kültür Bakanlığının destekleri hakkında bilgi verecektir”.

        Yapılan açıklamada “Cumartesi Konuşmaları”na katılmanın ücretsiz olduğu ve toplantının Kurtuluş Caddesinde (Affan Kahvesi karşısı) bulunan Sendika/dernek toplantı salonunda yapılacağı belirtildi.

Sıla- Güvercin Davası

                                       SILA-GÜVERCİN DAVASI VE TELİF HAKLARI
      Yazarımız, üyemiz Dursaliye Şahan’ın yazılı-görsel basında “Sıla-Güvercin Davası” olarak bilinen davayı kazanması, telif haklarının ve özgün eser sözleşmesinin tartışılması için bizlere de bir olanak sağlamıştır.
Dursaliye Şahan’ın hukuk mücadelesinin telif haklarının yazar lehine işlemesinde önemli olduğunu düşünüyor ve yazarların özlük ve telif hakları üzerine düzenleyeceğimiz bir panelle konuyu kamuoyunun belleğine yeniden taşıyacağımızı duyuruyoruz.


TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74
0538 452 86 42

ÖLÜMÜNÜN+..

2011 Ş.AVNİ ÖLEZ ŞİİR ÖDÜLÜ DUYURUSU

                              2011 Ş.AVNİ ÖLEZ ŞİİR ÖDÜLÜ DUYURUSU

       İlki 2004 yılında verilen Ş. Avni Ölez Şiir Ödülü sekizinci kez düzenleniyor.

       Katılım Koşulları

1-Katılım için yaş sınırı ya da herhangi bir ön koşul bulunmamaktadır.

2- Adaylar, içinde bir kitap oluşturacak oylumda şiir bulunması koşuluyla dosya ile ya da 2010 ve 2011 yıllarında basılmış şiir kitaplarıyla ödüle aday olabileceklerdir. Dosya ya da şiir kitaplarından altışar örnek aşağıdaki başvuru adresine gönderilmelidir.  

3- Adayların ödüle katılmak için yazacakları başvuru dilekçesinde telefon numarası, e-posta ve posta adresleri de bulunmalıdır.   

4- Başvuruların 15 Eylül – 31 Ekim 2011 tarihleri arasında yapılması gerekmektedir.

5- Ödüle aday olacak dosyalar ve şiir kitapları, Seçici Kurul üyesi ve eşgüdüm sorumlusu Burhan Günel tarafından ön elemeden geçirilecek, elemeden sonra değerlendirmeye kalması uygun görülenler Seçici Kurul üyelerine sunulacaktır.

6- Ödül paylaştırılmayacak, bir kişiye verilecektir.

7- Seçici Kurul gerek görürse  “onur” ve “özendirme” ödülleri de verebilecektir.

8- Sonuçlar 2011 Kasım ayında açıklanacak; ödül töreni, Ş. Avni Ölez’in ölüm tarihi olan 18 Aralık haftasının belirlenecek uygun bir gününde Ankara’da yapılacaktır.
   

9-Seçici Kurul

Prof. Dr. Cengiz Ertem    
Ahmet Özer
Mehmet Yaşar Bilen

Prof. Dr. Nejat Gacar 

Şerare Kotan (Ş. Avni Ölez’in ailesi adına)
Burhan Günel    

 

Başvuru adresi:

Burhan Günel

901. Cadde 24 / 1 Manzara Apt. Keklik Pınarı-Dikmen/Ankara

(DOSYALARIN YURT İÇİ KARGO İLE GÖNDERİLMESİ UYGUN OLACAKTIR.)

Bilgi için: Tel. 0532 412 9775   -  e-posta: gunelburhan@gmail.com

Ahmet Uysal İçin

“Her şey hazır belki
              yarın giderim
Yağmurun sesini de
              alırım yanıma”
diyordun, “Güz Sonu Şiirleri”nde, güzü beklemeden gittin.
Şiirler ve ışıklar içinde uyu Ahmet Uysal.

2 Temmuz Bildirisi

 

                                                    2 TEMMUZ BİLDİRİSİ

                                       AMA BEYLER, DÜNYA DÖNÜYOR HÂLÂ!

     Galileo Galilei

     Zalimler, Sokrates’i gençleri aydınlatmakla suçlarlar ve ölüme mahkûm ederler. Karısı Sokrates’e, “ Ah, zalim yargıçlar seni haksız yere öldürüyorlar.” deyince ünlü düşünür şu karşılığı verir: “Ya haklı olsaydılar, daha mı iyi olurdu?” Sonra da baldıran zehrini kendi eliyle içer ve ölümü karşılar.

       Ortaçağ ise din adına yapılan işkencelerle doludur. Diri diri yakılan din suçlularını seyretmek kadar zevkli bir eğlence yoktu canı sıkılan halk için. İşkenceden zevk alma duygusu öylesine gelişmişti ki acıyı dindiren ilaçların çıkması bile “Tanrının işine karışma” sayılarak lanetlenmişti.

      Galilei, dünya dönüyor dediği için yargılandı. Bruno, evrenin sonsuz olduğunu ve dünyanın döndüğünü söylediği için din mahkemesince yakılarak öldürüldü. Sokrates’ten, Galilei’den, Bruno’dan bugüne insanlık tarihi Ortaçağlı bağnaz zalimlerin ve onların mirasçılarının haksızlıklarıyla, kıyıcı buyruklarıyla yazılıyor görünüyorsa da bizler biliyoruz ki bilimin, kültürün, sanatın “ilerici haklı kararlılığı”, gericiliğin tüm saldırılarının üstesinden gelecektir.

      İşte bunun içindir ki on sekiz yıl önce Sivas’ta yakılan ateşte otuz üç semender, aynı kararlılıkla geleceğimizi aydınlatmayı sürdürüyor. Çünkü onlar ateşin karşısında akrep olmayı değil, ateşte dirilen semenderler olmayı seçtiler. Ölüme değil, ölümsüzlüğe yürüdüler.

      Onların o sonsuz cesaretleri, geçen şu on sekiz yılda bizleri de umuda ve hayata daha da dirençle bağladı. Onlar için kederlenmek, yas tutmak istemiyoruz. Onları anmak değil, anımsamak istiyoruz yalnızca.

      Kanlı zalimler, fidanlarıyla çınarlarıyla bir bahçeyi ateşe vermek istediler. Bizler ise hâlâ ve inadına “bahçe biziz, gül bizdedir.” diyoruz.

      Şimdi tarih bizlere anlamlı ve sürekli başka bir görevi daha verdi: Kardeşlerimizi unutturmamak. Bunun için de Sivas’ı unutmayalım, unutturmayalım diyoruz

                                                                                                                            TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI

Suriyeli Yazarlarla Buluşma

Suriyeli yazarlar Klades Matar, Haldun Kassam (Parlamenter) ve Laskiye Yazarlar Birliği Başkanı Necdet Zreyka’yla Hatay temsilciliğimizde 28 Haziran’da buluştuk. Antakya temsilcimiz Mehmet Karasu’nun davetiyle Antakya’ya gelen yazarlarla Mustafa Köz ve Müslim Çelik iki ülke edebiyatı üzerine söyleşti. Antakya temsilciliğimizde yerel ve ulusal basının da davetli olduğu söyleşide edebiyatın iki ülkeyi yakınlaştırmak için önemine değinildi.

Daha sonra Suriyeli yazarlar, ülkelerindeki olayların değerlendirmesini yaptılar. Haldun Kassam, ülkelerini ABD’nin siyasal ve kültürel bir kuşatma altına almak istediğini, Suriye halkının yönlendirilmeye çalışıldığını, bağımsızlıklarını Batı’nın kuşatmasına karşı koruyacaklarını söyledi. Ayrıca özellikle Cisri Şuur’da başlayan olayların Suriye halkının iradesini temsil etmediğini, bu yörelerdeki insanların dini duygularının ve yoksulluklarının kullanıldığını belirtti. Kassam, hükümetler gelip geçici, toplumlar kalıcıdır; en büyük cevherse insanı insan kılmaktır, bu gücü de insana edebiyat verir, dedi.

Mehmet Karasu, Mustafa Köz ve Müslim Çelik, ertesi gün sığınmacılar kampına, oradan da sığınmacıların Türkiye’ye geçiş yaptığı yerlerden olan Güveççi köyüne geçtiler. Kampta görevlilerle yaptıkları görüşmede, sığınmacıların ülkelerine dönmek istediklerini, her gün biraz biraz döndüklerini öğrendiler. Bu durum, Türkiye sınırında olayların azaldığını, ülkedeki çatışmanın dineceğine ilişkin bir umut da sayılabilir.

Güveççi köyü ise ilk günlerin yoğunluğundan kurtulmuş görünüyordu. Türkiye’ye sınırdaki akrabalarına kaçan Suriyelilerle köy halkı, çatışmaların bitmesi için Beşar Esad’ın “temmuz reformları”nı bekler gibiydi. Bu reformlar, Suriye halkının huzuru ve rejimin demokratikleşmesi için bir adım sayılabilir.

Yazarlarımız, görüşmelerinin ardından İstanbul’a döndüler.

Hulki Aktunç’u Yitirdik

KALEM VE TOPRAK

Bir kalem dikin toprağıma
İki ucu da açılmış sipsivri
Bir elime bir gece yapraklarına
 
Bir kalem dikin toprağıma
Tam da erken bahar vakti
Azar da kök salar belki
Elim gece yapraklarına
 
Bir kalem dikin mezarıma
Yan yana gelmemiş
Sözcükler var daha
                         HULKİ AKTUNÇ
      Şairimizi 1 Temmuz Cuma günü, Erenköy Galippaşa Camisi’ndeki öğle namazından sonra Karacaahmet Mezarlığı’ndan sonsuzluğa uğurlayacağız.

      Ailesinin ve Türkiye şiirinin başı sağolsun.
 
                                                                                                      TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI