‘Haberler’ kategorisi arşivi

HALİL İBRAHİM BAHAR İÇİN BELGELİK

SOYUT DERGİSİ VE HALİL İBRAHİM BAHAR İÇİN BELGELİK


      1965-1977 yılları arasında İlhan Berk, Metin Eloğlu, Sait Maden, Behçet Necatigil, Muzaffer Buyrukçu, Oktay Akbal gibi  dönemin ünlü şair ve yazarlarının yanı sıra, 60 ve 70 Kuşağı şairlerine de sayfalarını açan ve şiirimize pek çok şair kazandıran Soyut dergisinin kurucusu şair Halil İbrahim Bahar için Türkiye Yazarlar Sendikası bir belgelik oluşturacak.

      TYS, önceki haftalarda Arif Damar ve Melih Cevdet Anday için de “Edebiyat Müzesi”nde  birer belgelik açmıştı. Şairin yazı gereçlerinin, kişisel eşyalarının, edebiyat günlüklerinin ve yazı-şiir taslaklarının da sergileneceği belgelikte Soyut dergisine yazarlardan ve şairlerden gelen mektuplarla Soyut dergisi örnekleri de görülebilecek.

     Şiirlerini kitaplarda toplamayan Bahar’ın şiirleri, TYS’nin Yıldız Sarayı, Dış Karakol binasındaki “Müze-Belgeliği’nde 3 Aralık 2011 Pazartesi günü saat 14.00’te yapılacak açılışla ilk kez okurlarıyla  buluşacak.

BİR AYDIN, BİN GÖZ: SERVER TANİLLİ

BİR AYDIN,  BİN GÖZ: SERVER TANİLLİ


YOLUN AÇIK OLSUN


      Tan illi tan alevli bir yeryüzü aydınını dün sonsuzluğa uğurladık. O, uzun yolculuğunda yine yazacak, yine düşünecek. “Uygarlık tarihi”nin eksik sayfaları onunla yenilenecek.

     Ülkesini uygarlaştırma ve köhne beyinleri yeşertme çabasını asla unutmayacağız.

Yaprak Dökümü Sürüyor

       YAPRAK DÖKÜMÜ SÜRÜYOR
      Bir süre önce beyin ameliyatı geçiren Necmi Selamet, kaldırıldığı Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde kalp yetmezliği nedeniyle yaşama veda etti.
      Necmi Selamet’in cenazesi, bugün (17 Eylül) Yeni Bağlar Mahallesi’ndeki Topçular Camii’nde kılınacak öğle namazından sonra, Eskişehir Asri Mezarlıkta toprağa verilecek.
Ailesine, yakınlarına, dostlarına başsağlığı diliyoruz.
Necmi Selamet
2 Eylül 1960 tarihinde Eskişehir’de doğdu.
Türkiye Yazarlar Sendikası, P.E.N., Yazarlar Derneği, Dil Derneği ve Edebiyatçılar Derneği üyesi.
İlk şiiri 1981 yılında Yarın dergisinde çıktı. Varlık Dergisi, Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki, Hürriyet Gösteri, Kitap-lık, Tohum, Kum, Yom, Ada, Çağdaş Türk Dili, Dize, Mor Taka, İz, Mühür, Denizsuyukasesi, Deliler Teknesi, Sincan İstasyonu, Yazılıkaya ve Eliz dergilerinde şiir üzerine deneme, kitap tanıtma, inceleme, eleştiri ve söyleşileri yayımlandı.
2005 yılında Homeros Bir Şiir İnceleme birincilik ödülünü Hasan Akay ile paylaştı.
2010 yılında “Yaşar Kemal’de Pekiştirmeler ve Kullanımları” adlı dosyası “2009 Dil Derneği Beşir Göğüş Ödülü”ne ve Nâzım Hikmet Araştırması, Doğançayır Belediyesi- Yazılıkaya Şiir Yaprağı Ödülü’ne değer görüldü.
KİTAPLARI
·  Şiirin Kıyı Dili, Karşıyaka Belediyesi, İzmir, 2005 ( Ortak Kitap )
·  Nazım Hikmet ve “Makinalaşmak”, Kanguru Yayınları, Ankara, Aralık 2006
·  Şiirimizde Manifestolar, İlya Yayınları İzmir, Eylül 2007


TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74
0538 452 86 42

Seyhan Erözçelik’i Yitirdik

“Şiir Atı” sonsuzluğa sürdü kendini.
Yaz, üçüncü şair çiçeğini de soldurdu. Seyhan Erözçelik’i yitirdik. Mekânın şiir olsun sevgili Seyhan.

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
0212 259 74 74
0538 452 86 42

Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü

              MELİH CEVDET ANDAY ŞİİR ÖDÜLÜ VERİLDİ
O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör
Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
                                  Melih Cevdet Anday
Türkiye Yazarlar Sendikası ile Milas-Ören Belediyesi’nin düzenlediği Melih Cevdet Anday Günleri ve Kültür Şenliği’ni altıncısı 2-3 Eylül 2011 tarihinde Ören’de yapıldı. Kültür şenliği kapsamında verilen Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’nün bu yılki sahibiyse “Seferis ile Üvez”adlı kitabıyla Süreyya Berfe oldu. Ödül töreni öncesinde, Melih Cevdet Anday’ın yazı serüvenin farklı yönleri işlendi. Müslim Çelik ve Sennur Sezer, Anday’ın şiirleri, Mehmet Zaman Saçlıoğlu denemeleri, Adnan Özyalçıner romanları üzerine konuştu. Etkinlikte Ayşegül Yüksel’in “Melih Cevdet Anday’ın Tiyatrosunda Zaman Algısı” başlıklı bildirisini Mustafa Köz sundu. Tiyatro sanatçısı-öykücü Nilüfer Açıkalın, “Güzel Düş” adlı Anday şiirleri okuması yaptı. Şadan Gökovalı ise Melih Cevdet Anday’la ilgili anılarını izleyecilerle paylaştı.

Ruşen Hakkı

                                                 Ruşen Hakkı

       Ruşen Hakkı 11 Nisan 2011 tarihinde vefat etmiştir. Cenazesi 12 Nisan 2011 tarihinde İzmit’te, Fevziye Camisi’nden ikindi namazında kaldırılacaktır.

      Ruşen Hakkı, 21. 7 . 1936 yılında Kütahya’da doğdu. Meslek Lisesi mezunu. 1956 Mart’ından 1982 Nisan’ına kadar Kütahya, Manisa, İzmit ve Karamürsel’de kadastro teknisyeni ve fen memuru olarak görev yapıp emekli oldu.

       1964 yılından beri İzmit’te yaşayan ve 1994 yılında İzmit Büyükşehir Belediye Meclisi’nce adı verilen Ruşen Hakkı Caddesi’nde oturuyor. Evli, üç çocuk, beş torun sahibi. Halen Özgür Kocaeli gazetesinde “Günce” başlığı altında günlük köşe yazıları yazıyor. Sürekli Basın Kartı sahibi.

İlk şiiri 1952 yılında Yeşilay Dergisi’nde, ilk şiir kitabı “Köprü” 1962’de Yeditepe Yayınları arasında çıktı. Bugüne kadar 10’u şiir, 6’sı öykü, 4’ü günlük, biri roman ve biri de çocuk kitabı olmak üzere 22 kitabı yayımlandı. “Balkonda Akşamüstü” adlı kitabıyla 2006 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü kazandı.

       15 – 23 Mayıs 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilen Kocaeli 2. Kitap Fuarı’na Prof. Dr. İlber Ortaylı ile birlikte Onur Konuğu olarak katıldı.

      Türkiye Yazarlar Sendikası’nın 17 nolu üyesi. Üyeliği olduğu öbür kuruluşlar: Türkiye Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği, Basın Konseyi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti. Ayrıca, Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği (KYÖD) Onur Üyesi olup 2003 yılından bu yana KYÖD tarafından adına ulusal ölçekte şiir ödülleri veriliyor desek ve;

       Şiir olarak; Köprü, Yuvarlak Masa Oturumu, Hüznün Dalgın Kuşları, Dağlama, Çakmaktaşı Kav Kıvılcım, Canevimden, Üretimde Sevda, Elini Hünerle Kuşlara Yelek Giydir, Değirmen…

     Öykü olarak; Sokağın Ucu Deniz, Irmak, Kentin Konukları, Sırtı Çilçiçeği Bahçesi Kadın, Sokağın Ucu Deniz, Serçeler ve Kediler…

     Roman olarak; Umudun Çiçeklendiği Günler…

      Günlük olarak; Bir Şafaktan Bir Şafağa, Körfez Güncesi, Güne Düşen Benekler…

     Çocuk kitabı olarak; Benim Sevgili Papatyam.

YENİ HİZMET BİNAMIZ

Eski hizmet binamızda restore çalışmaları başladığından bundan sonra çalışmalarımızı: Kurtuluş Caddesi no:31, Nur Apt. Kat 3 (Hatay Gazeteciler Cemiyeti üstü) adresinde sürdüreceğiz. Yeni telefon numaralarımız ile fax numaralarımız sonradan duyurulacaktır. Tüm sanatseverleri yeni yerimizde ağırlamaktan onur duyarız.

2011 Altın Portakal Şiir Ödülü A. Telli’nin

 

2011 ALTIN PORTAKAL ŞİİR ÖDÜLÜ: AHMET TELLİ’NİN..

       Antalya’da bu yıl 15′incisi düzenlenen “Altın Portakal Şiir Ödülü ve Şiir Sempozyumu” etkinlikleri kapsamında, “2011 yılı Altın Portakal Şiir Ödülü”ne değer görülen şairin belirlenmesi için jüri toplandı. 15. Altın Portakal Şiir Ödülü’ne, ”Nida” adlı eseriyle, şair AHMET TELLİ lâyık görüldü.

        Doğan Hızlan başkanlığında, Cevat Çapan, Ahmet İnam, Mustafa Durak ve Emirhan Oğuz’dan oluşan Altın Portakal Şiir Ödülü Jürisi, yaptığı değerlendirme sonucunda; 15. Altın Portakal Şiir Ödülü’ne, şair Ahmet Telli’yi lâyık buldu. Şair, ”Nida” adlı eseri dolayısıyla ödüle lâyık görüldü.Altın Portakal Şiir Ödülü Jürisi tarafından yapılan açıklamada, ödülün gerekçesi şöyle anlatıldı:

        ”Ödül, Ahmet Telli’ye ülkemizin yakın tarihinde yaşanan toplumsal ve bireysel acıları kendine özgü lirizmiyle işlemede gösterdiği başarıyı aynı tarihsel kesitte kaybolan, yitirilen, tükenmeye yüz tutan toplumsal, kültürel ve varoluşsal değerlerin talihsiz yazgısına duyduğu tepkiyi şiirsel biçimlere dönüştürürken de tekrarlayan, açıkça izlenebilir şahsi itirazını şefkat, merhamet ve süreklilik duygusunu yitirmemenin lirik yollarını ustalıkla kurgulayarak ortaya koyan ayrıksı şiiri dolayısıyla verilmiştir.’

        Şaire ödülü, 19 Mart 2011 Cumartesi günü, etkinlikler kapsamında düzenlenecek olan törenle sunulacak.

 ŞAİR AHMET TELLİ’Yİ, ÖDÜLÜNDEN DOLAYI, TEBRİK EDİYORUZ.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Bildirisi

 

BİZ, CUMARTESİ ANNELERİ….

 Türkiye Yazarlar Sendikası’nın gelenekselleşmiş 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bildirisini her yıl bir kadın yazar yazmaktadır. Bu bildiriyi geçen 8 Martta  bir tekel işçisi kadın yazmıştı. TYS bu 8 Mart Bildirisini Cumartesi Anneleri yazdı

      Biz, Cumartesi Anneleri, evlatları, eşleri,  babaları,  kardeşleri  tanıkların gözleri önünde devletin kolluk güçleri tarafından gözaltına alınan, gözaltına alındığı inkâr edilen ve bir daha  geri gelmeyenlerin yakınları… Yıllardır  her Cumartesi saat 12.00’de, İstanbul’da, Galatasaray meydanında buluşup,  sessizce oturup, kayıplarını soranlar …  Diyarbakır’dan, Balıkesir’den, diğer illerden sesimize ses verenler… “Biz almadık, bizde yok” denilip de, cesetleri dere yataklarından, yol kenarlarından, tugay çöplüklerinden çıkanların hesabını soranlar…

       Bu kez de 8 Mart 2011’de, Dünya Kadınlar Günü’nde çağrımızı tekrarlıyoruz: Sesimize ses katın:  Kayıplarımızı bulunsun! Sorumlular yargılansın!  Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün mücadelemizde özel bir yeri var; çünkü Latin Amerika’dan İran’a kadar bütün dünyada olduğu gibi burada da gözaltında kayıplara karşı mücadele kadınlarla başladı ve önemli ölçüde kadınlar üzerinden yürüdü. Cumartesi Anneleri eylemini de kadınlar başlattı. Babalar, ağabeyler, erkek kardeşler her zaman yanımızda oldular, ancak  eyleme geçmeyi, saatini, şeklini ilk öneren bir kadındı ve  Galatasaray oturmalarının gelenekselleşmesi büyük ölçüde kadınların inisiyatifiyle gerçekleşti.

       İlk kez, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın işkence edilmiş ölü bedeninin kimsesizler mezarlığında bulunması üzerine,  27 Mayıs 1995′te Galatasaray’da buluştuk.  15 Ağustos 1998’e kadar yağmurda, karda, güneşin altında her Cumartesi aynı saatte Galatasaray’da oturmaya devam ettik.

      Evlatlarımızı, eşlerimizi, anne-babalarımızı, kardeşlerimizi kireç çukurlarında yakanlara, asit kuyularına atanlara, toplu mezarlara gömenlere “peşinizdeyiz” dedik.

       Gözaltında kaybedilen yakınlarımızı ararken   “biz almadık, bizde yok” cevabı verenlere “yalan söylediğinizi kabullenmek zorunda kalacaksınız” dedik.

       13 Mart 1999’da, 200. haftamızda oturma eylemimize ara vermek zorunda kaldık. Çünkü 170. haftadan itibaren, 30 hafta boyunca gözaltına alındık, yerlerde sürüklendik, hakarete uğradık.  10 yıl sonra, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplar Komisyonu’nun girişimiyle, yine her Cumartesi  aat 12:00’de Galatasaray meydanında, aramıza yeni kayıp yakınları katarak buluşmaya ve sessiz oturmalarımıza yeniden başladık.  Ergenekon davasının sadece “hükümete karşı darbe teşebbüsü”yle sınırlı kalmamasını, insanlığa karşı işlenmiş suçları da kapsamasını, insanları gözaltında kaybedenleri, faili meçhâl cinayetlerin sorumlularını da soruşturmasını talep ettik.

       Biz, yakınlarının mezarları bile çok görülenler, kemiklerine bile hasret bırakılanlar,  sadece kendi kayıplarımızın değil, devletin tüm hukuk dışı uygulamalarının hesabını soruyoruz.  

        Ve  diyoruz ki:

       Türkiye’nin hâlâ imzalamadığı Birleşmiş Milletler’in “Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme”‘si derhal imzalansın ve yürürlüğe konsun!  

-          İnsan hakları örgütleri, üniversiteler ve aydınların da katılımıyla gözaltında kayıplar ve “faili meçhûl”leri soruşturacak bağımsız bir komisyon kurulsun!

-          TBMM İç Tüzüğü’nde ilgili maddeler yeniden düzenlenerek, etkin bir parlamento denetimi sağlanması için araştırma komisyonları  işlevsel hale getirilsin!

-          “Devlet sırrı” önündeki koruma kalkanı kaldırılarak devletin hukuk dışı uygulamalarına ait tüm gizli belgeler kamuoyuna açıklansın!

-          “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı uygulanmaz” kuralı yürürlüğe konsun!

-          Kayıp yakınlarının Ergenekon Davası’na müdahil olma talepleri yerine getirilsin!

-          Kimlik tespiti amacıyla gözaltında kayıp ailelerinin genetik bilgilerinin depolandığı bir DNA bankası oluşturulsun!

-          Adli Tıp ve Mezarlıklar Müdürlüğü kayıtlarında kimliği belirsiz olarak gösterilen cesetlerle ilgili bilgiler ilgili kurumlara gönderilsin ve kamuoyuna açıklansın!

-          Toplu mezarlar ve ölüm kuyuları, deliller karartılmadan, bağımsız antropologlar, arkeologlar ve adli tıp uzmanları gözetiminde açılsın! 

        Bu taleplerimiz yerine getirilinceye kadar, suçlular cezalarını çekinceye kadar, bir daha devlet eliyle insanlık suçu     işlenmemesi için bütün önlemler alınıncaya kadar her Cumartesi Galatasaray’da oturmaya, adaletten, demokrasiden ve insan haklarından yana olan herkesi yanıbaşımıza çağırmaya devam edeceğiz.

        CUMARTESİ ANNELERİ

      TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI

Çukurova Ödülü Ayla Kutlu’nun

                               “Çukurova Ödülü” Ayla Kutlu’nun oldu

        Bu yıl beşinci kez gerçekleştirilecek, “Uluslararası Çukurova Sanat Günleri” (UÇSG) kapsamında geleneksel olarak verilen Çukurova Ödülü’nün sahibi  Ayla Kutlu oldu. Ödül, Kutlu’ya 4 Mayıs’ta Antakya’da düzenlenecek törenle verilecek.

       Çukurova Sanat Girişimi’ni temsilen   Mehmet Karasu, Çetin Yiğenoğlu, Ziya Aykın ve Uğur Pişmanlık’tan oluşan Seçici Kurul, her yıl Uluslararası Çukurova Sanat Günleri (UÇSG) kapsamında sahibini bulan Çukurova Ödülü’nün 2011′de Ayla Kutlu’ya verilme gerekçesini, “Yazın yaşamı boyunca yazdığı yetişkinlere yönelik 13, çocuklara yönelik 20 kitabıyla özgün atmosferler yaratarak kadın ve çocuk sorunsalları üzerine eğildiği, eserlerinde ülkemizin her zaman duyarlı olan güney bölgesine ilişkin sosyolojik gelişmeleri irdeleyip aydınlatarak  kültürümüze yaptığı katkıları dolayısıyla 2011 Çukurova Ödülü’nün Ayla Kutlu’ya verilmesi uygun bulundu” diye açıkladı. Çukurova Sanat Girişimi adına yapılan açıklamada, 5. Uluslararası Çukurova Sanat Günleri’nin bu yıl 4-7 Mayıs tarihleri arasında Antakya, Adana ve Mersin kentlerinde yapılacağı bildirildi. 5. UÇSG’nin bu yılki izleğinin, “Kültürüm Kimliğimdir” olacağı belirtilen açıklamada:

“Etkinlik kapsamında bu yıl da bir kitapla (Ayla Kutlu kitabı), bir de gazete (Geleneksel etkinlik gazetesi) yayınlanacak.5. UÇSG’yi düzenleyen Çukurova Sanat Girişimi’nce bu yıl bölgede (iki ülkede birçok kentte eşzamanlı) çok yönlü sanatsal etkinlikler yerine, bu tür etkinliklere ilgi artırıcı altyapı çalışmaları yapılması uygun bulundu. Sözkonusu sorunsalı birçok yönüyle irdeleme ereğiyle de ‘Sanatsal Etkinliklere Neden  İlgi Az?’ içerikli bir anket çalışması yaparak bir platform oluşturmanın daha yararlı olacağına karar verildi. Söz konusu anket verilerinin irdeleneceği  rapor 5. UÇSG gazetesinde yayımlanacak. Ayrıca kimi sanatçılarla yazarlar tarafından kaleme alınacak makalelerle de sorunsal değişik boyutlarıyla irdelenecek. Çukurova Ödülü kitabında ise ödülün bu yılki sahibi Ayla Kutlu’nun eserleri ve sanatı bütün yönleriyle tanıtılmaya çalışılacak. Ayla Kutlu, 4 Mayıs 2011′de Antakya’da gerçekleştirilecek açılış töreninden sonra 5 Mayıs’ta Adana’da, 6 Mayıs’ta da Mersin’de okurlarıyla buluşacak.”