Süleyman El-İsa’nın Evinde
SÜLEYMAN EL-İSA’NIN EVİNDE
Kısa bir süre önce yazdığım “ El Henin “ kitabım yakın komşu dile, Türkçeye, çevrildi. Bu tercümeden dolayı çok mutlu olduğumu itiraf ediyorum.
Benim yazdıklarımı okumak isteyen Türkiye’deki ailemin ve dostlarımın bu olanağa kavuşmalarından dolayı mutluyum. Fakat Arapçam onlara uzak kaldı, o nedenle Türkçe’de kitaplarımın okunması güzel bir şey.
Ölümsüz şehrim Antakya’da Türkiye Yazarlar Sendikası Antakya Temsilcisi Sayın Mehmet Karasu’ya teşekkür etmek istiyorum. Kendisi beni, Antakya’daki aileme ve dostlarıma özellikle de yeni nesillere tanıttı. Bu yeni nesillerin – zannediyorum – bir gün Nuayriye köyünden, “Besatin El Asi” mahallesinden büyük Arap vatanına çıkan, basit giysisini, hayatı boyunca hayatını ve şiirini büyük Arap rüyasına feda eden bu küçük şairi tanımalarına önem verirler.
“ El Henin” kitabında, ilk köklerime, çocukluğumun geçtiği yerlere dönüş var. Kitabın sayfalarını açarken bazen Samandağı’nda, deniz kenarında, köyümün sakinleriyle, bugüne kadar yaşayan“ El Hıdır” makamı çevresinde sabahlarken beni görebilirsiniz. Bazen de Affan İlkokulu’nda görürsünüz. Bir bakarsınız Nuayriye köyünün dağ zirvesinde yer alan “El Arabi” makamı bana ilginç hikayesini anlatıyor. Bazen de Mehmet’in annesinin yanında, tandırın yanında yerimi alıp ilk ekmeği yemek için beklerken beni görebilirsiniz. Bu şekilde çocukluk görüntüleriyle anıları El Henin kitabında tekrarlanıyor.
Antakya, Defne ve çocukluk arkadaşım ( Asi Nehri ) bir film şeridi gibi geçiyor. Bu kitap küçük şairin en önemli olaylarını anlatıyor. Bundan sonraki yaşantım bu olayların etkisiyle geçmiştir. Bundan dolayı kitabım benim hayallerimin bir parçası olurken; ben de bu kitabın bir parçası oldum.
Bizi başkalarına, başkalarını da bize taşıyan tercümeye inanırım. Bu şekilde iletişim sağlanır ve birbirimize bağlanırız. Bu tecrübeyi hayat arkadaşımla, Doktor Melike Abyad’la yaşadık. Küçükler ve büyükler için harika kitaplar tercüme ettik. Yine kitaplarımın çoğu Fransızca ve İngilizceye çevrildi. Eşim kitaplarımın çoğunda, kitabı özetleyen bir önsöz yazmaya özen göstermiştir. Kendisi fırçamın çizdiğini en iyi bilendi. Okurdan önsöze dönmesini rica ediyorum.
Kardeşim, dostum Doktor Ali Okle Orsan’a teşekkürlerimi sunuyorum. Kendisi beni dünyaya tanıtma konusuna çok önem verdi..Ve önce komşulardan başlayarak bu görevi üstlendi. Ayrıca kitabın tercümanına en içten teşekkürlerimi sunar, selam gönderirim.
Tercüme: Suha Kıyak
Not: Süleyman El-İsa’nın bir eserinin Türkçeye çevrilmesi nedeniyle evinde basın mensuplarına yaptığı açıklama.