Yeni Yayınlar Arasında

                                                                         YENİ YAYINLAR ARASINDA

                                                                                                                                  Mehmet KARASU

     Sık sık, değişik yerlerden pek çok ürün gelir bana. Posta kutusuna, evime ya da dernek binasına. Bu ürünler arasında mektuplar, imzalı kitaplar, dergiler ve bazı yerel gazeteler önemli bir yer tutar. Bu güzel ürünlerin ortasında güzelce soluklanırım.

       İyi bir okur için bundan güzel ne olabilir?

    Son bir ay içinde bana gönderilen çok sayıda kitap çalışma masamı bir çiçek bahçesine dönüştürdü. Bu haftaki yazımda siz değerli okurlarıma okuduğum kitapların birkaçından söz etmek istiyorum. Kitap okumanın bir gereklilik olduğunu bu köşemde sık sık dile getirmişimdir.

     Ummü’l Kitap”

     Alevi Araştırmacılarından İsmail Kaygusuz’un kitabı.

     Aleviliğin ilk yazılı temel kaynak kitaplarından olan yapıt, Beşinci İmam Muhammed Bakır’ın öğrencileriyle soru-yanıt biçiminde yaptığı konuşmaları, Bâtıni bağlamda dinsel-inançsal görüşlerini içermektedir. Bence çok önemli bir başvuru kitabı.

      “Bir Başka Şehir”

     DTCF Dilbilgisi Bölüm Başkanı, Dilci, Yazar Dr. Kemal Ateş’in romanı. İMGE Kitabevi’nin ürünü olan 248 sayfalık yapıt yazarın üçüncü romanı. Birinci romanı, Toprak Kovgunları’nı, öğrencilerime bölüm bölüm okumuştum.

       Bir Başka Şehir’de yalnız yazarın değil, romanımızın alışılmış çizgisinden farklı bir romanla karşılaşacaksınız.

      Romandaki olaylar, ilki 1948 yılında, ikincisi 1980 Askeri darbesinden sonra üniversitede yaşanan iki tasfiye döneminde geçiyor.

      Ağırlıklı olarak üniversite çıkıyor karşımıza, ancak 12 Eylül’ün yerleştiği zemini iyi anlamak için yazar ilginç gözlemlerle varoşları ve köyü de katıyor romana. Siyasal travmalarla insani travmaların iç içe girdiği bir roman.

       Romanda, yazarın özgünlüğünü dilinde de göreceksiniz.  

      “Dil Hurafeleri”

      4. Uluslar arası Çukurova Sanat Günleri’nde, Nemci Asfuroğlu Anadolu Lisesi’nde, Sayın Kemal Ateş, aynı başlıklı bir bildiri sunmuştu. Bildirinin hemen ardından,  kitabı imzalayıp bana gönderdi.

      Kemal Ateş’in her yazısı yeni bir araştırmanın, farklı bir bakışın ürünü. Dil Hurafeleri’nde de bilinenleri tekrar etmiyor.   Türkçenin bütün güncel sorunlarıyla ilgili, yeni, özgün, çarpıcı görüşlerle çıkıyor okurun karşısına. Sözlüklerimizin, tesadüfen bir araya gelmiş sözcükler topluluğu olduğunu kanıtlıyor Ateş. Tarihimizin ölü sözcükler mezarlığı, coğrafyamızın yarı ölü sözcükler mezarlığı; imlamızın, aralarındaki iktidar kavgasını bitirememiş sözde uzmanların oyuncağı, hatta kurbanı olduğunu belgelere dayanarak anlatıyor. “Yazı ve Dil Devrimi, tutan sözcükler, tutmayan sözcükler, yerel dil, konuşma dili-yazı dili, Kürt açılımı ve Türkçe, son zamanlarda tartışma konusu olan x, q, w harfleri, AB dayatmaları, liderlerin Türkçesi, hurafeleri kural sanan dil profesörleriBunlar gibi, dilimizin bütün güncel sorunlarının ele alındığı bu kitabı okuduktan sonra, siz de şu sonuca varacaksınız: -Türkçe, dünyanın hem en talihli dili, hem en talihsiz dili… Bu sözü anlamak için bile bu kitabı okuyun.” Kemal Ateşin dil yazılarındaki farklılığı, özgünlüğü; uzmanlığının yanı sıra, roman ve öykü yazarlığının olanaklarıyla dile içeriden bakabilmesi sağlıyor.

      “İsmail Hakkı Öztorun”

      20 Haziran 1986’da aramızdan ayrılan, eski milletvekili, Barış Derneği Davası mağduru İsmail Hakkı Öztorun’un yaşamı ve mücadelesi ile ilgili olarak sevgili Uğur Pişmanlık ile Ayça Öztorun’un ortak kitabı. 

       İsmail Hakkı Öztorun, bütün yaşamı boyunca emekten ve aydınlanmadan yana mücadele etmiş, her anlamda bunun bedelini ödemiş bir aydın.

      “Mesih Nefesli Aşk”

      “Mesih Nefesli Aşk”, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni’nin şiirlerinden oluşan bir kitap. Şiirleri Türkçemize, Fars edebiyatından yaptığı özgün çevirilerle Türk okurun yakından tanıdığı kentimizin önemli değeri Prof.Dr. Ali Güzelyüz kazandırdı.

     “Bu eser, resimlerinden ve haberlerdeki görüntülerinden çatık kaşlarıyla, ağırbaşlı ve vakur duruşuyla tanıdığımız önemli bir önderi, ilk defa olarak yumuşak çehresiyle, gönül dünyasıyla ve duygularıyla görmemizi mümkün kılmaktadır. Bu şiirlerde Humeyni, bazen bir Hak aşığı, bazen müşfik bir baba, bazen de bir filozof kimliği ile karşımıza çıkmaktadır.”

     Tasavvufa ilgi duyanların ellerinden düşüremeyecekleri önemli bir yapıt.

     Her yayın yaşamımıza açılan yeni bir penceredir. O pencereyi her zaman açık tutalım.

     Dostlukla!

                                                                                                             (Antakya Gazetesi)

Yorum yaz